Prof Saraçoğlu ile doğanın dilinden 28 Eylül!
29.09.2017

 
PROF. DR. İBRAHİM ADNAN SARAÇOĞLU İLE DOĞANIN DİLİNDEN!

Türkiye’nin özellikle batı ve kuzey batı kesimlerinde yetişen meşe palamudu, şeker hastalığı için birebir!

 

Meşe palamudu çölyak ve şeker hastalığına iyi geliyor

Meşe palamudu ( Palamud meşesi)


Değerli okurum;

Meşe palamudu besin olarak antik çağdan beri kullanılmaktadır. O dönemlerde, yetiştiği bölgenin insanları; onu kabuklarıyla beraber kestane gibi ateşte pişirip tüketirlerdi. Zengin bir protein kaynağı olmakla birlikte, ormanlarda yaşayan yabani hayvanların en önemli gıdasıdır. Birçok türü olmasına rağmen kırmızı ve beyaz meşe olarak iki önemli ana türü vardır.  Kırmızı meşe ağacının palamutları, tannik asit bakımından zengin olduğu için tadı biraz buruk ve hafif acımtıraktır. Beyaz meşe palamudu ise gallik asit bakımından zengin olup, tannik asit miktarı oldukça düşüktür, bu sebeple tadı tatlıdır.

Palamut, daha ağacının üzerinde iken kolayca kurtlanır. Bu nedenle dalından ve toprağa düşmüş palamutların çoğunun içi kurtlanmıştır. Üzerinde delik olanlar kurtlanmış olup, tüketim için uygun değildir. Ancak palamudu elinize aldığınızda üzerinde hiçbir delik izi olmasa da içi kurtlu çıkabilir. Topladığınız yüzlerce palamudun içerisinde kurtlanmamış olanları nasıl ayırt edebilirsiniz? Bunun için içi su dolu kovaya topladığınız palamutları atarsanız önemli sayıda palamudun su yüzeyinde toplandığını görürsünüz; Batmayan, yani su yüzeyinde kalanlar bozulmuş veya kurtlanmış demektir. Suyun dibine batanlar ise sağlıklı palamutlar olup besin olarak tüketilmeye uygun olanlardır.

Palamud meşesinin bir başka özelliği gluten içermemesidir. Bu nedenle çölyak hastaları için uygun bir gıdadır.

Tüketim ve hazırlama şekilleri

Her bölgede her zaman beyaz palamut bulmak mümkün değildir. Protein bakımından oldukça zengin olan palamudun işlemden geçirilmesi gerekir. Palamut, çuvallara doldurup akarsuyun içerisine yatırılır. En az iki gün akarsuyun içinde kalan palamutlar önemli ölçüde içeriğindeki acı tat veren tannik asiti kaybederler. Daha sonra birkaç kez suyu değiştirilerek 3-4 saat haşlanır. Daha sonra kabukları soyulur ve içeriği yumuşadığı için doğrudan tüketilebilir. Pişmiş palamut içi ezilerek veya öğütülerek un haline getirilerek ekmeği yapılır. Toplu iğne başı kadar kaba kırımla köfte yaparken de  malzemelere eklenebilir.  

TAVADA KAVRULUP TÜKETİLEBİLİR
Bir başka hazırlama şekli ise tavada doğrudan kavrulurak ve kabukları soyularak yumuşamış ve pişmiş olan içeriği doğrudan tüketilmesidir.

Meşe ağacının yapraklarına bakarak onun beyaz mı yoksa kırmızı palamut olduğunu anlayabilirsiniz. Yapraklarında ortadan tepe ucuna doğru ilerleyen damar tek yönde ise bu yaprak beyaz palamuttur. Eğer, damarlar yaprakların kanatlarına doğru yayılma gösteriyor ise, kırmızı palamuttur, yaprakları beyaz palamuda göre daha serttir ve tannik asit oranı da yüksek olandır.

Kırmızı palamudun olgunlaşması için 15 ay gibi zamana ihtiyaç vardır. Halbuki beyaz palamut 3 ayda olgunlaşır. Kırmızı palamut 15 ayda olgunlaştığı için mutlaka bir kış mevsimi geçirecek demektir. İşte, kırmızı palamudun kalitesi ve besin değeri olgunlaşma sürecinin 15 ay olmasından dolayı önünde geçireceği kış mevsiminin şartlarına doğrudan bağlıdır. Şüphesiz ki, sert geçen kış aylarında kırmızı palamudun önemli bir kısmı kalitesinden ödün verirken, tamamen de bozulmuş olabilir.

TAZEYKEN İÇİN
Unutulmamalıdır ki, sulak yerde yetişen meşe ağaçlarının palamutları daha az tannik asit içerirler.

Meşe  palamudunun sağlık için faydasınana gelecek olursak; meşe palamudu diyabet rahatsızlığı için bulunmaz  bir nimettir. Diyabet hastaları için, kaynamakta olan yarım litre klorsuz suya bir kaç meşe palamudu bıçakla bir kere derin çizilerek atılır ağzı kapalı olarak 10 dakika kısık ateşte kaynatılır ve günde bir defa içilir. Her defasında taze hazırlanır ve hiçbir şekilde damak tadına uygun olsun diye, limon dahil, şeker veya benzeri bir katkı maddesi ilave edilmemelidir. Hekim öneri ve kontrollerinin ihmal edilmemesini her seferinde tekrar belirtme gereği duyuyorum..


RAYNAUD (REYNO) FENOMENİ KÜRÜ

Genellikle 20- 30 yaş arasındaki insanlarda görülen Raynaud fenomeni el veya ayak parmaklarındaki kan dolaşımının geçici olarak bir anda durmasıdır. Stres, soğuk gibi uyaranlar sonucunda oluşan bu durum, parmakların sırasıyla morarması, beyazlaşması ve kırmızılaşması şeklinde gözlemlenir.

Raynaud fenomeni, vücutta çeşitli hastalıklarla (romatizmal veya damar hastalıkları, sistemik lupus eritomatosus, kan hastalıkları, donuklar, torasik outlet sendromu vb.) beraber ya da tek başına olabilir. Kadınlarda erkeklerden 9 kat daha sık görülen bu hastalık, başka bir hastalıkla beraber görüldüğünde daha ciddidir.

Raynaud fenomeni üç evreden oluşur:

Birinci evre, kan akımının azalması sonucunda parmaklarda görülen solma ve beyazlaşma durumudur. Parmaklar bir süre sonra renk değiştirirler ve soğumayla birlikte hissizleşme başlar. Kan akımı tekrar arttığında, parmaklar kızarmaya başlar ve ağrı yaşanır. Bu süreç kimi zaman dakikalar içinde, kimi zaman ise saatler içinde sonuçlanır. Hastalığın ileri aşamalarında veya bir başka hastalıkla görüldüğünde, yaralar ve kangrenler oluşabilir.

Raynaud fenomeniyle karşılaşıldığında, sigara ve damar spazmına yol açabilen ilaçlar, hastalığı ağırlaştırabilirler. Hastalığa tanı koyabilmek için, bazı kan testleri yapılmalıdır, soğukta parmaktaki kan akımı ve kan basıncı ölçülmelidir. Hastalar kendilerini sıcak tutmalı, sigara içmemeli ve sigara içilen ortamlarda bulunmamalı, hastalığı tetikleyici ilaçları kullanmaktan sakınmalıdırlar.

Kalsiyum kanal bloküleri ve prostaglandin gibi ilaçlar, doktorlar tarafından önerilmektedir. Sadece geçici çözüm olarak, damar spazmına neden olan sempatik sinirlerin kesilmesi de uygulanan metotlardan birisidir.

RAYNAUD FENOMENİ KÜRÜ

Siyah Hardal Tohumu:

Bir ay boyunca her sabah, kahvaltıdan yarım saat önce, aç karnına, bir çay kaşığı (silme)siyah hardal tohumu ağıza alınır ve çiğnemeden, birkaç yudum suyla beraber yutulur. Bu süre içerisinde her akşam, akşam yemeğinden iki saat sonra karabaş bitkisi kullanılmalıdır.

Karabaş Bitkisinin Hazırlanışı:

Kaynamakta olan bir su bardağı suya, bir tatlı kaşığı karabaş bitkisi ilave edilir ve karışım ağzı kapalı olarak, kısık ateşte 7 dakika kaynatılır. Ilınması beklemeden süzülür ve ılıkken içilir. Raynaud Fenomeni kürü için her 1 aylık uygulamanın ardından 1 hafta ara verilir ve ihtiyaca göre tekrar uygulanabilir.

Uyarı:

Böbrek yetmezliği ve tiroit şikâyeti olan kişiler, bu kürü uygulamamalıdır.

Not: Buradaki bilgilerin herhangi bir rahatsızlığı teşhis amacı yoktur. Bitkisel tedavi; yardımcı, koruyucu ve önleyici tedavi şeklidir. Hangi bitki olursa olsun, kullanmadan önce alerjinizin olup olmadığını ve bir rahatsızlığınız var ise; uzman bir hekime danışmanızı öneririm.

 

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.