Ücretsiz Kargo
      Güvenli Alışveriş
      Çağrı Merkezi
      Güvenli Alışveriş
      Ücretsiz Kargo
      Müşteri Memnuniyeti

      • İbrahim Adnan Saraçoğlu Anlatıyor
        Dünyamız, bugüne kadar dört dönem buzul çağı geçirmiştir. Buzul çağının her bir dönemi iki ile üç milyon yıl sürmüştür. Son buzul çağı ise, milattan önce on sekiz bin yılında sona ermiş ve yaklaşık 250.000 yıl sürmüştür. Anadolu toprakları son buzul çağını yaşamamıştır. Yaklaşık 250.000 yıl olarak tahmin edilen dördüncü buzul çağı Anadolu topraklarını etkisi altına almamıştır.
      • İbrahim Adnan Saraçoğlu Anlatıyor
        Buzul çağda bitkiler ve mikroorganizmalar yaşamlarını sürdüremezler, doğal gelişimleri de durur. Bir bitki baharda filizlenir, çiçek açar, tohumları toprağa dökülür. Toprağa dökülen tohumlar bir sonraki bahar mevsiminde tekrar filizlenir, çiçek açar ve tohumları tekrar toprağa düşer. Her bahar mevsimiyle bu yaşam tekrar ederek devam eder. Her defasında bitki tohumlarının genetik yapısı çevre şartlarına bağlı olarak kendisini mükemmele doğru geliştirir. Bu durum genetik yapıya sahip her canlıda aynıdır. Kendisini mükemmele doğru geliştirme programı, her canlının genetik yapısında vardır.
      • İbrahim Adnan Saraçoğlu Anlatıyor
        İşte, Anadolu toprakları yaklaşık 250 000 yıl süren dördüncü buzul çağı yaşamadığı için bitkiler ve mikroorganizmalar doğal yaşamlarına devam ederek gelişimlerini tamamlama yolunda yaşam faaliyetlerine devam etmişlerdir. Bunu şöyle de ifade edebiliriz. Anadolu topraklarında yetişen bitkiler 250.000 kez çiçek açıp tohumlarını toprağa dökmüşlerdir. Bu döngü 250.000 kez tekrar etmiş demektir. Anadolu toprakları, 250.000 yıl farkla, buzul altında kalan diğer ülke topraklarına göre öndedir. 250.000 yıllık bu gelişim farkı Anadolu Toprakları üzerindeki bitki florasını rakipsiz ve ayrıcalıklı kılmıştır. 250.000 yıllık bu zaman zarfında Anadolu topraklarının bitki florası kendisini geliştirip en mükemmel bir şekilde gelişimini ve adaptasyonunu tamamlarken, dünyadaki birçok bölgenin bitki florası buzul çağından dolayı gelişmede geri kalmıştır
        Bizden Haberler
        Prof Saraçoğlu ile doğanın dilinden 19 Ekim!
        Mantar şikayetleri insan sağlığını ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir rahatsızlıktır. Özellikle kadınlarda sıkça rastlanan şikayetlerin başında genital mantar gelmektedir.Genel ve genital mantar şikayetlerinde antibakteriyel, antifungal özellikte aynısafa bitkisi ve antivirüs etkisiyle de propolis kullanılmasını öneriyorum.Bebeklerin gaz şikayetlerine karşı acıelma yağı ile masaj yapılmasını önermekteyim.
        DEVAMINI OKU
        Prof Saraçoğlu ile doğanın dilinden 12 Ekim!
        Kireçlenme, bugün modern tıbbın çözüm bulamadığı bir şikâyettir. Bunun için bulunmaz bir nimet, bizim Anadolu topraklarımızda yetişen derin yırtıklı çınar yaprağıdır. Günümüzde romatizma için verilen ilaçlar ömürlük ilaçlardır. Burada parmak uçlarıyla hafif masaj yaparak kaz yağı kullanmanız oldukça faydalı olacaktır.
        DEVAMINI OKU
        Prof Saraçoğlu ile doğanın dilinden 5 Ekim!
        Regl dönemi yaklaşan  bir çok kadın  şeker açlığı hissi çekmektedir. Özellikle Regl sonrasında tatlı yeme isteği hat safhadadır. Bu dönemlerde kadınların kurtarıcısı olacak mükemmel bitki: Yasemin çiçeği’dir. Ayrıca; diyabet hastalığı olan kişilerde şekere karşı ilgi büyüktür. Bu isteği durdurmanın en güzel yolu yasemin çiçeği kullanılmasıdır. 
        DEVAMINI OKU
        'Osmanlı'nın bitkisel tedavi arşivi Nobel'i alabilir'
        Saraçoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bitkisel tedavinin Anadolu Selçuklu ve Osmanlı döneminde yoğun şekilde kullanıldığını söyledi.
        DEVAMINI OKU
        Prof Saraçoğlu ile doğanın dilinden 28 Eylül!
        Meşe palamudu besin olarak antik çağdan beri kullanılmaktadır. O dönemlerde, yetiştiği bölgenin insanları; onu kabuklarıyla beraber kestane gibi ateşte pişirip tüketirlerdi. Zengin bir protein kaynağı olmakla birlikte, ormanlarda yaşayan yabani hayvanların en önemli gıdasıdır. Birçok türü olmasına rağmen kırmızı ve beyaz meşe olarak iki önemli ana türü vardır.  Kırmızı meşe ağacının palamutları, tannik asit bakımından zengin olduğu için tadı biraz buruk ve hafif acımtıraktır. Beyaz meşe palamudu ise gallik asit bakımından zengin olup, tannik asit miktarı oldukça düşüktür, bu sebeple tadı tatlıdır.
        DEVAMINI OKU
        Prof Saraçoğlu ile doğanın dilinden 21 Eylül!
        Meyvelerin kabuklarını çöpe atmayın!Doğa kesinlikle çöp üretmez! Ne kirazın sapı, ne patatesin, ne de portakalın kabuğu çöp değildir.Bağırsak kanserine yakalanma riski yüksek olanların yılda birkaç kez kabuklarıyla beraber uygulayacakları patates kürü, mükemmel bir önleyicidir.Kurutulmuş kiraz sapları, adet dönemlerinde vücudu su toplayan veya yüzünde şişkinlik oluşan bayanların imdadına yetişir.
        DEVAMINI OKU
        Dünyanın 3. Büyük Tohum Gen Bankasının Temeli atıldı.
        Dünyanın 3. Büyük Tohum Gen Bankasının Temeli atıldı.
        DEVAMINI OKU
        Prof Saraçoğlu ile doğanın dilinden 24 Ağustos!
        Uçak ve araba yolculuklarda mide bulantısı şikayeti yaşıyorsanız, zencefil sizi çok rahatlatacak. Huzursuz bacak sendromu şikayetlerine karşı siyah hardal tohumu bulunmaz bir nimettir..İzmir Kekiği;özellikle ürik asit yüksekliği ve gut hastalığı şikayetine karşı mükemmel ölçüde yardımcı ve destekleyicidir. Yabani Kekik;çocuklarda kıl kurdu şikayetine ve diş eti çekilmesi ve astım şikayetlerine karşı yardımcıdır.
        DEVAMINI OKU
        Prof Saraçoğlu ile doğanın dilinden 14 Eylül!
        Sonbahar'ın etkilerini yaşadığımız bugünlerde akıllarda gripten, soğuk algınlığından nasıl korunabiliriz? sorusu var. Prof Saraçoğlu ile doğanın dilinden köşesinde bu hafta gripten korunmak için kolaylıkla hazırlayabileceğiniz kür ve birçok farklı bilgiyi sizlerle paylaşılıyor..
        DEVAMINI OKU
        Dünyanın 3. Büyük Gen Bankası açıldı
        Dünyanın 3. Büyük Gen Bankası açıldı
        DEVAMINI OKU
        Toplam 28 haber görüntüleniyor.
        1 2 3
        T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.